GÜNDEM

Başarı Varsa, Başarısızlık Nedir?

TÜBİTAK ULAKBİM Türkiye ve diğer ülkelerin bilimsel yayın başarımlarını karşılaştırmalı olarak inceleyen, yeni bir kitap daha yayımladı: “Türkiye Bilimsel Yayın Göstergeleri (2): 1981-2007: Türkiye, Ülkeler, Gruplar”. Geçen yıl da, aynı kurum, Thomson veri tabanından yararlanarak benzer amaçlı iki kitap yayımlamış ve tanıtımlarını burada yapmıştık. Bu kitap biraz daha değişik hazırlanmış. 8 ana konu başlığı altında 250 alt bilim dalı ele alınmış ve incelemeler yapılmış. Kitapta 45 ülkenin ve 7 bölgenin de aynı şekilde karşılaştırmalı olarak yayın başarımları kitapta görülüyor. TÜBİTAK kitabı iki ay kadar önce çıkardıktan sonra şimdi de kitap ve bölümleri www.ulakbim.gov.tr/cabim/yayin/ adresinden bütünüyle veya bölüm bölüm indirilebilir ve incelenebilir kılındı.

Önce bilgiler: Türkiye ülkeler arası yayın sıralamasında 2007 yılında 19. sırada. Zaten birkaç yıldır ülkemiz aynı sırada bulunuyordu, 2008 yılında ise 18.’liğe yükselmişti, bugün yine aynı sırada mı bilmiyoruz. Ama 18. ile 20. arasında bir yerdeyiz.

Yayın sayıları bakımından, AB-27, OECD veya dünya ortalamasını dikkate alırsak, Türkiye bu blokların 1/3 (üçte biri) kadar yayın yapıyor..

***

Şimdi, editörlüğünü E. Akıllı - Ö. Büyükçınar - V. Latif - S. Yetgin - E.A. Gürses - C. Saraç ve İ.H. Demirel’in yaptığı kitapta yapılan değerlendirmelerden özetleyerek aktarıyorum:

1981-2006 arasında Türkiye adresli toplam 106.106 bilimsel makale yayımlanmış. Toplam içindeki aslan payı ise 38.161 makale ile klinik tıp bilimlerine ait (% 39’u).

Tüm yayınlara 473.440 adet atıf alınmış. Tabii, atıfların 150.692’si yine klinik tıp bilimlerine ait.

“Kitapta 250 bilim dalı kategorisi var, tıbbi bilimler ise 54 ayrı alt disiplinden oluşuyor. Tıbbi Bilimlerin Türkiye adresli yayın sayılarının 45 ülke arasında sıralama derecesine bakıldığında; Tıbbi Etik 8., Pediatri 9., Biyofizik 38. sırada.

“Oysa etki değeri yani yayın başına alınan atıf sayısına göre bakıldığında ise; 39 adet Tıbbi Bilim Dalı’nın, 45 ülke arasında, 40. ve daha gerilerde (Pediatri 44.; Göz Hastalıkları 42.; Üroloji ve Nefroloji 44. gibi, 11 adet bilim dalının 30.-34. sırada ve sadece Entegre ve Tamamlayıcı Tıp bilim dalının etki değerine göre 8. sırada). 1981-2007 döneminde makale, derleme/inceleme ve not türünde yapılmış yayın sayılarına göre, 45 ülke arasında kümülatif olarak 26. sırada.

“Temel bilimler kapsamında kimya, fizik, matematik, biyoloji ve bu disiplinlere ait yan dallar da dahil olmak üzere 52 bilim dalına ait yayın sayıları, atıf sayıları, etki değerleri, yayın sayısı ve atıf sayıları da veriliyor. 45 ülke arasında kimya ve alt bilim dalları yayın sayısına göre 19. sırada kimya ve 35. sırada organik kimya yer almakta. Fizik ve alt bilim dallarının yayın sayısına göre dereceleri 28. Matematik ve ilgili bilim dallarının yayın sayısına göre dereceleri en yüksek sırada 26. Biyoloji bilim dallarının dereceleri; biyoloji 32.; biyoloji, muhtelif 43. Ve Ekosistem korunumu 36… Jeokimya ve jeofizik bilim dalı temel bilimler içinde 20. sıranın üzerinde, 18. sırada yer alan tek bilim dalı.

***

Neyse, meraklı okurlar ayrıntılara kitaptan ulaşabilir…

Burada vurgulanması gereken gerçek ise, yine orta sayfamızda dile gelen yüksek teknoloji alanında Türkiye’nin üretim ve ihracat başarısızlığı ile bilimsel yayın sayısı alanındaki başarımız arasındaki ilgisizliktir.

Türkiye dünyanın en büyük 17. ekonomisidir, bununla övünür gazetelerimiz, yazarlarımız, hükümetimiz..

Ancak, bu ekonominin dışarıdan akan ve alınan 350 milyar doları aşan borçla büyüdüğünü, aslında ülke ekonomisinin üretken bir yapıya sahip olmaktan çok, iyi tüketen bir yapıda olduğu gerçeğini görmeyiz. Veya bizi fazla ilgilendirmez.

Oysa, ayakta kalacak, üretken olabilecek ve ülke insanını zenginleştirecek olan, orta ve yüksek teknoloji konusunda ciddiye alınır bir üretimi olan ekonomik yapılardır.

Şimdi bilimsel yayın üretimindeki başarının yanına, Türkiye’nin toplam ihracatında yüksek teknolojinin 1,4’lük payını ve dünya yüksek teknoloji ihracatındaki yüzde 0,02’lik payını koyun..

Ayrıca, Türkiye’nin bilimsel araştırma makaleleri sayısının yanına, bu araştırmalardan üretilemeyen patentleri, elde edilemeyen katma değerleri, ekonomiye kazandırılamayan zenginlikleri koyun!

Allah aşkına gerçek olan nedir? Yoksa her şey birer yanılsama mı?!

Tipik bir uçurumlar ülkesi Türkiye manzarası!

Gelecek Cuma yeniden birlikte olmak dileğiyle..